Basım basma lansman ilişkiler yaparken sık yapılan hatalar
Basım Basma Lansman İlişkiler Yaparken Sık Yapılan Hatalar
Ürün lansmanınızdan bir hafta önce gazetecilere ulaştığınızda, onların ilginiz göstermemesi sizi şaşırtabilir. Ya da tam ters: yüzlerce kişi aynı anda yazı yazdığında, haberiniz haberlerin arasında kaybolup gidiyor. Basım basma lansman ilişkileri kurmanın en büyük sorunu bu değil aslında. Asıl sorun, çoğu kurucu ve pazarlama sorumlusunun bu süreci ne kadar yanlış yönettiğini fark etmemesidir.
Ben de yapıştım bu hataya ilk lansmanımda. Haber değeri olmayan bir basın bülteni yazdım, gazeteci listelerine toplu mail gönderdim, bir hafta sessizlik. Ardından "Bizi niçin haber yapmadınız?" gibi acı mesajlar. O deneyimden sonra öğrendim ki, doğru ilişkiler kurmazsan, elinde en muhteşem ürün olsa bile medya seni görmez.
Hata 1: Basın İlişkilerini Lansmanın Son Haftasında Başlamak
En yaygın hata budur ve ben de bunu yapıştım. Ürünü tamamlıyorsunuz, son kontrollerini yapıyorsunuz, sonra "Ah, gazetecileri de haberdar etsek" diye düşünüyorsunuz. İşte böyle başlıyor sorun.
Basım basma lansman ilişkileri bir kısa sprint değil, marathon. İyi bir gazeteci-kaynak ilişkisi aylar sürer. Gazeteciler, seni tanımayan birisinden lansmanın son haftasında gelen maili silme eğilimindedir. Ama eğer altı hafta öncesinden aralarında "merhaba, şu konuda çalışıyoruz" dersen, lansmanın ortasında yapacağın ön haber (scoop) teklifi çok daha gözde görünür.
Başlamak için doğru veri tabanı ve başlamak için uygun insanları bulmak çok önemli. İlgili editörleri, tech yazar ve muhabirleri önceden ayıkla. Onlarla daha ürün geliştirme aşamasındayken iletişim kurabilirsin.
Hata 2: Haber Değeri Olmayan Basın Bülteni Yazıp Göndermek
Basın bültenindeki büyük hatalardan biri, bunları kendi bakış açından yazmasıdır. Şirketing için neden heyecan verici olduğunun yerine, okurlar için neden önemli olduğunu açıklamalısın.
"Yeni başlangıç, pazar payını artırıyor" diye bir başlık yazarsan gazeteci silip atar. Ama "Kullanıcılar bu soruna nereyle çözüm bulacak?" sorusunu cevaplayan bir başlık başka olur. Gazeteci, okuyucularının ilgilenebileceği bir köşeyi görünce, o zaman yapı kurar.
İyi bir basın bülteninde, yeni nedir, bunu kimler önemsemeli ve neden önemsemeli konuları açık olur. Özür dile de çünkü ben de hata yaptığım basın bültenlerini hatırlıyorum: "Bizim süper startup'ımız harika bir özellik çıkardı". Gazeteci bunun ne olduğunun farkında değilse, yazma şansı sıfır.
Hata 3: Herkesin Gelen Kutusuna Spam Gönderme
İki yüz gazeteci bulup bir basın bülteni yazıp tüm listeye göndermek, basım basma lansman ilişkileri stratejisi değildir. Bu, başlı başına silme riski.
Kişileştirilmiş bir yaklaşım çok daha etkilidir. Eğer bir gazeteci tech startup'lar hakkında yazıyorsa, ona diğer beş kişiye göndereceğinden farklı, kişiye özel bir mesaj yaz. Onun geçmiş yazılarına atıf yap. Neden senin ürünü özellikle onun ilgilenebileceğini açıkla.
Bu, zaman alır. Ama tabii ki daha etkilidir. Düşün ki gazeteci yüz tane toplu mail alıyor günde. Ama her ay sadece beş kişiden kişileştirilmiş mesaj. Hangisine daha fazla dikkat eder?
Hata 4: Gazetecinin Zamanını Hazırlanmadan Çalmak
Basım basma lansman ilişkileri kurmanın önemli bir kaidesi: gazetecinin zamanına saygı duy. Onunla görüşme ayarla ama seninle ilgili hiçbir materyali göndermeyip, o zaman içinde öğretmen gibi oturma.
Gazeteciye görüşmeden evvel, iyi hazırlanmış bir media kit gönder. Ürünün ekran görüntüleri, temel sorular ve cevaplar, senin hikayenin özeti. Gazeteci bu sırada yapacağı çalışmayı hazırlarsa, görüşme çok daha verimli olur.
Hata 5: Tek Sefer Ulaşıp Sonra Hiç Takip Etmememek
İlk maili gönderdikten sonra cevap gelmez mi? Endişelenme. Basım basma lansman ilişkileri, sosyal medya değildir. Gazeteci iki hafta sonra cevap verebilir. Ya da hiç vermeyebilir, ama bir ay sonra ansızın haber yayınlayabilir.
Bana kalırsa, ilk mesajdan iki hafta sonra zarif bir takip maili yaz. "Seni tekrar düşündüm, bu senin yazıların için özel olurdu" gibi kısa bir satır. Ama ısrar etme, tehdit etme ya da açık vermeme. Gazeteciye seçim hakkı ver.
Hata 6: Basın İlişkilerini Pazarlama Harcaması Olarak Görmek
Bazı kuruculara göre, basın bültenine beş dakika harcamak yeterlidir. Çünkü "Bu da pazarlama işi, yapılıp bitti mi?" düşünce vardır. Hayır. Basım basma lansman ilişkileri, yatırım gerektirir.
İyi ilişkiler kurmak para, zaman ve dikkat ister. Eğer bununla ilgilenmeyeceksen, başlamama. Çünkü yarı yapılı çabalar sadece spam görünür. Ama eğer vakit ayıracaksan ve düzgün yapacaksan, sonuç çok farklı olur.
Sık Sorulan Sorular
Basın bültenini kaç kişiye göndermeli?
Kalite miktar kadar önemlidir. Yirmi kişiye kişiselleştirilmiş mesaj, iki yüz kişiye spam göndermekten daha iyidir. Başla küçük tutulmuş, ilgili bir listeden.
Gazeteci cevap vermezse tekrar yazmalı mıyım?
Evet, ama akıllıca. İlk mesajdan iki haftaya bir zarif takip. Sonra bırak. Eğer lansmanın merkezinde olduysa, o zaman aktif bir gün için yeniden iletişim kur. Ama baskı yapmayın.
Basın ilişkileri için profesyonel mi tutmalıyım?
Başında sen yapabilirsin. Ama bütçe ve lansmanın boyutu büyüdükçe, deneyimli biri yardımcı olabilir. İlişkileri kurmak ve sürdürmek uzun bir süreç.
Hangi platformlardan başlamalı?
Senin ürünün ve hedef kitlenle en ilgili yayınlardan. Tech mi, iş mi, tasarım mı? Oradan başla. Sonra genişle. Hepsi birden yapmaya çalışma.