Ürününü tek başına duyurmanın pratik yolu
Menü
Diğer yazılar
Hakkında
Yeni ürün, uygulama ve projelerin lansman sürecini adım adım anlatan bağımsız bir kaynak. Planlama, duyuru, ilk kullanıcılar ve lansman sonrası büyüme için uygulanabilir rehberler sunar.

Lansman Sonrası İlk 30 Gün: Kullanıcıyı Elde Tutma

Kısa cevap: Lansman gününde gelen trafik bir hediyedir ama kalıcı değildir. İlk 30 günde işim yeni kullanıcı bulmak değil, gelen kullanıcının ürünü en az bir kez gerçekten işe yaradığı ana ulaşmasını sağlamaktı. Bunu üç şeyle yapıyorum: ilk 10 dakikayı kusursuzlaştırmak, ilk hafta boyunca insanlarla tek tek konuşmak ve haftalık tekrar eden tek bir dağıtım kanalı kurmak. Lansman sonrası büyüme, yeni bir kampanya değil; elde tutmanın yan ürünüdür.

Lansman ertesi sabahın gerçeği

İlk ürünümü duyurduğum gün panelde sayaçlar dönüyordu, ertesi sabah ise grafik uçurumdan atlamış gibiydi. Bu normal. Duyuru trafiği merak trafiğidir; insanlar sizi değil, o gün öne çıkan şeyi tıklar. Product Hunt ya da forum duyurularından gelen kalabalığın büyük kısmı zaten sizin ürününüzü aramıyordu.

O yüzden 30 günlük plana başlarken tek bir cümle yazdım: "Bu ay hiç yeni kullanıcı gelmese, elimdekilerle ne yapardım?" Bu soru odağı anında değiştiriyor. Kayıt sayısını değil, ikinci gün geri dönen kişi sayısını takip etmeye başlıyorsunuz.

Hafta 1: İlk 10 dakikayı tamir edin

Kullanıcı kaybının çoğu ürünün kötü olmasından değil, ilk oturumda hiçbir şeyin olmamasından kaynaklanıyor. Ben şunu yaptım: kayıt olan 20 kişinin ekran kaydını izleyebileceğim basit bir araç kurdum ve nerede durakladıklarını not aldım.

Hafta 2: 20 kişiyle konuşun, anket yapmayın

Anket sayılar verir, konuşma sebep verir. Kayıt olup bir daha gelmeyen kullanıcılara kısa ve suçlayıcı olmayan bir mail attım: "Kaydolmuşsun ama devam etmemişsin. Seni durduran şey neydi? Tek cümle yeter." Yanıt oranı beklediğimden çok daha yüksek oldu ve gelen cevaplar yol haritamı değiştirdi.

Beta döneminde geri bildirim toplama alışkanlığı kurduysanız bu iş çok kolay ilerliyor; aynı kasları kullanıyorsunuz, sadece muhatabınız artık gerçek kullanıcı. Cevapları üç kovaya ayırıyorum: anlamadım (mesajlaşma sorunu), işime yaramadı (konumlandırma sorunu), çalışmadı (ürün sorunu). Üçünün çözümü farklı yerde.

Bu dönemde takip ettiğim üç sayı

ÖlçütNe söylerNe zaman bakarım
Aktivasyon oranıKaydolanların yüzde kaçı değer anına ulaştıHer gün
7. gün geri dönüşüÜrün alışkanlığa dönüşüyor muHaftalık
Haftalık aktif kullanıcıGerçek büyüme çizgisiHaftalık

Hafta 3: Yaşam döngüsü e-postalarını kurun

Lansman e-posta dizisi bittiğinde iletişim de bitiyor sanılıyor. Oysa asıl iş burada başlıyor. Ben dört basit otomatik mail kurdum ve aylarca dokunmadım:

  1. Karşılama (hemen): Tek bir eyleme davet. Ürünün tüm özellikleri değil, sadece bir tanesi.
  2. Takılma maili (2. gün, sadece aktive olmayanlara): "Şu adımda kaldın mı? İşte 40 saniyelik yol."
  3. Kullanım ipucu (5. gün): Gerçek bir kullanıcının ürünü nasıl kullandığına dair somut örnek.
  4. Soru maili (14. gün): Kişisel, kısa, cevap bekleyen bir mail. Şablon kokmasın.

Bu dizinin işi satış yapmak değil, kullanıcının kafasındaki "bu ürün tam olarak ne için?" sorusunu kapatmak. Ürünü tek cümlede anlatamıyorsanız e-postalar da anlatamaz; önce konumlandırmayı düzeltin.

Hafta 4: Tekrarlanabilir tek bir kanal seçin

Lansman günü aynı anda beş kanalda görünmek mantıklıydı; devamında bu sürdürülemez. Ay sonunda oturup şunu sordum: en iyi kullanıcılarım nereden geldi? Cevap bende forumlar ve niş topluluklardı. Diğer her şeyi bıraktım, haftada iki gün orada olmayı takvime yazdım.

Sağlıklı bir lansman sonrası büyüme, "her hafta aynı şeyi yapabiliyor muyum?" testini geçen kanallardan doğuyor. Haftalık bir yazı, iki topluluk katkısı, bir kullanıcı hikâyesi. Sıkıcı görünür, birikimli çalışır.

Elde tutma düzelmeden trafik artırmak, delik kovaya daha hızlı su dökmektir. Ben bunu iki üründe pahalıya öğrendim.

30. günde yaptığım kısa değerlendirme

Bu dört soruya net cevap

© 2026 Büyük Lansmanlar